Bugun...



Öğretmenler Atatürk heykeli önünde “YETER ARTIK” dedi..

Manavgat Cumhuriyet Meydanı'nda Eğitim-İş Manavgat Temsilciliği, Eğitim-Sen Manavgat Temsilciliği ve Hürriyetçi Eğitim-Sen Manavgat Temsilciliği tarafından ortaklaşa düzenlenen basın açıklamasında Sendika üyelerinden Artık yeter ! can korkusuyla çalışmak istemiyoruz sözleri yankılandı.

facebook-paylas
Güncelleme: 11-05-2024 01:52:56 Tarih: 11-05-2024 01:38

Öğretmenler Atatürk heykeli önünde  “YETER ARTIK” dedi..

İstanbul’da bulunan Özel Eyüpsultan Final Akademi Anadolu Lisesi Müdürü İbrahim Oktugan, beş ay önce okuldan uzaklaştırılan Türk vatandaşlığı almış Irak uyruklu Y.K. isimli bir öğrenci tarafından silahla vurularak öldürüldü . 17 yaşındaki şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Eğitim sendikaları, yaşanan cinayetin ardından bugün iş bıraktı. Manavgat Cumhuriyet Meydanı'nda Eğitim-İş Manavgat Temsilciliği, Eğitim-Sen Manavgat Temsilciliği ve Hürriyetçi Eğitim-Sen Manavgat Temsilciliği tarafından ortaklaşa düzenlenen   basın açıklamasında Sendika üyelerinden Artık yeter ! can korkusuyla çalışmak istemiyoruz sözleri yankılandı. Basın açıklamasına Eğitim-İş Manavgat Temsilciliği Başkanı Nurhan Garip, Eğitim-Sen Manavgat Temsilciliği Başkanı Bülent Irmak ve Hürriyetçi Eğitim-Sen Manavgat Temsilciliği Başkanı Mestan Biber ve 3 sendikanın üyeleri de hazır bulundu.

Manavgat Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı Önünde  Eğitim-İş Manavgat Temsilciliği, Eğitim-Sen Manavgat Temsilciliği ve Hürriyetçi Eğitim-Sen Manavgat Temsilciliği ortaklaşa düzenlenen basın açıklamasını Eğitim-İş Sendikası Örgütlenme Sekreteri Birsen Elibol yaptı.

3 sendikanın ortak açıklamasını seslendiren Elibol şunları söyledi:

Öğretmenler, toplumun temel taşlarını döşeyen, gelecek nesilleri yetiştiren ve aydınlık bir geleceğe rehberlik eden mimarlardır. Öğretmene yapılan her saldırı, tüm topluma ve ülkenin geleceğine yapılmış bir saldırıdır. Unutmayalım ki, eğitimsiz bir toplum, karanlığa mahkumdur.

Millî Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidarın eğitim emekçilerine yönelik söylem ve yaklaşımları ile Öğretmenlik Meslek Kanunu üzerinden emeğimizin değersizleştirildiği, mesleğimizin itibarsızlaştırdığı koşullarda, savaşlarda bile hedef alınmayan eğitim emekçileri okullarda şiddetin hedefi olmaya devam etmektedir.

Önceki gün ömrünün büyük bölümünü eğitime ve öğrencilerine adamış olan bir meslektaşımızı hayattan ve öğrencilerinden koparan ne basit bir öfke krizi ne failin öğrenci oluşu ne de failin uyruğu ile ilgilidir.

Bugüne kadar eğitimden sorumlu olanların yaptıkları açıklamalarda eğitimde yaşanan olumsuzlukların sorumlusu olarak öğretmenleri göstermesi, CİMER uygulamasının bizlere karşı bir sopaya dönüştürülmesi, MEB’in eğitimde yaşanan sorunlara çözüm üretmek yerine öğretmenleri ve idarecileri veli/öğrenci karşısında tek muhatap olarak bırakması, bugün yaşananlara zemin oluşturmuştur.

Bu ülkede okulda öğretmen öldürüldü! Söz bitti! Şiddetin, cinayetin tek bir faili olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz.

Cinayetin arkasındaki zihniyet, bizleri ötekileştiren, her fırsatta tehdit ederek hedef haline getiren, mesleğimizin itibarını ayaklar altına alanlardır. "Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür."

Öğretmenler, toplumun temel taşlarını döşeyen, gelecek nesilleri yetiştiren ve aydınlık bir geleceğe rehberlik eden mimarlardır. Öğretmene yapılan her saldırı, tüm topluma ve ülkenin geleceğine yapılmış bir saldırıdır. Unutmayalım ki, eğitimsiz bir toplum, karanlığa mahkumdur.

Buradan Milli Eğitim Bakanı’na soruyoruz;

• Okulda şiddeti önlemek için daha kaç eğitim emekçisinin can vermesi gerekiyor?

• İktidarın ve MEB’in plansızlığı nedeniyle okullarımız güvenlik açısından ciddi risk altındadır.  Okullarımızdaki güvenlik açığının faturasını canımızla mı ödeyeceğiz?

Buradan bir kez daha altını çiziyoruz. Her suç gibi bu suçun da azmettiricileri olduğunu biliyor ve onları çok iyi tanıyoruz.

-Daha önce defalarca yaşadığımız cinayetler gibi bu son bu cinayetin de azmettiricileri;  öğretmenler çalışmıyor gibi yanlış bir algıyı toplumda yaymaya çalışanlardır.

- Bizleri bugün okullarımızda açık hedef haline getirenler;  liyakatsiz şekilde atandıkları koltukları bir hükümdarlık alanı gibi kullananlar, her fırsatta bizleri aşağılamaya çalışan mülki amirlerdir. Öğretmenliğin aynı zamanda bir uzmanlık mesleği olduğunu görmezden gelenlerdir. Okullarda şiddeti körükleyenler; eğitime dair eleştiri ve önerilerimize yıllardır kulak tıkamakta ısrar edenlerdir.

- Bizleri hedef haline getirenler; her fırsatta emeğimizi küçümseyenler, mesleğimizi itibarsızlaştıranlardır.

Bugün eğitim emekçilerinin canlarından endişe ederek okula gidiyor olması işte bunların eseridir. Bunun için atılması gereken ilk adım bu zihniyetin kökten değişmesidir.

•  Okullardaki şiddetin arkasındaki nedenler ortaya çıkarılmalı,  eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanmalıdır.

• Okulda şiddetin son bulması için MEB’i acilen harekete geçmeye ve önlem almaya çağırıyoruz.

• Okullarda yaşanan şiddet olaylarındaki korkutucu tırmanışı engellemek için bir an önce eğitimde şiddet yasası çıkarılmalıdır.

• Eğitim kurumlarının tümünde, şiddetle mücadele etmek için alınması gereken somut önlemleri, ne yapılacağını ve nasıl önleneceğini gösteren bir eylem planı hazırlanmalıdır.

merhabaşelale.com




Bu haber 573 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI