Bugun...



Bu Gizemli Yer Karaman’da; Kayalarından Bal Akan Dağ!

Karadağ’da sadece yılkı atları ve Anadolu yaban koyunu olduğunu söylüyorsanız, eksik bilgi veriyorsunuzdur. Karadağ sahipsiz bal arılarının da yuvası. Hem de asırlardır.

facebook-paylas
Tarih: 03-07-2024 12:21

Bu Gizemli Yer Karaman’da; Kayalarından Bal Akan Dağ!

‘Karadağ’ın kayalarından bal damlıyor’ diye övünebilirsiniz. Şehir efsanesi değil, tamamen gerçek. Karadağ’da sarp kayalıklar arasındaki onlarca kovuk ve in petek petek bal dolu.

Bu yazı ballı bir yazı olacak. Mecazi anlamda değil. Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde ‘Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde’ olarak tanımlanan balı ve özellikle Karadağ balını anlatacağım.

Karadağ’da, Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Erken Hristiyan ve Bizans Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi İlker Mete Mimiroğlu başkanlığında, onlarca kilise, manastır ve mezarlar ile inanç turizmi açısından zengin kültürel mirası barındıran alanda, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle geçen yıl başlatılan ‘Binbir Kilise'nin Doğu Roma Dönemi Dini Mimarisi Arkeolojik Yüzey Araştırması’ yeni buluntularla heyecan yaratmıştı.

Mimaroğlu Hoca’nın gayreti ve çalışmaları çok değerli. İnşallah bu yıl daha verimli bir dönem geçirirler. Karadağ her daim ilgi odağı, ilginç, verimli. Milim milim incelenmesi gerekir.

Belki bir gün, yüzlerce yıl önceden kalma bir küp buğday veya bal bulunur. Her küpten altın çıkmasını hayal edecek değiliz. Buğday ve bal bulunması, Karadağ’ın tarihi açısından altından daha değerli olabilir.

Tekirdağ’da Marmara Denizi’ni ve ayçiçeklerini seyredip Karadağ ve Karaman’a ait yazı yazmak bana nasipmiş. Karadağ’da kazıya katılacak halim yok ya! Ben yerimden memnunum.

İyot ve amber kokusunu içime çekip efil efil esen karayelin serinliğinde ballı bir yazı yazma işinin gönüllüsüyüm. Bugün havada lavanta ve biçilmiş buğdaydan arta kalan hasat sonrası kokusu var. Martılar pike yapıyor, güvercinler telaşlı; küme küme konup kalkıyorlar.

Kahvaltıda Trakya’nın meşe balı da var. Henüz bu yılın sağımı taze bal çıkmadı. Bal, ‘ Dünya Çıkınım’daki yedi temel besinimden üçüncüsü. Yedi temel besinimin ilki peynir. Kaşar, isli, tulum, beyaz, taze, hellim, İzmir, Erzincan, Ezine, Antep… Say say bitmez.

Ülkemizde 150’den fazla peynir çeşidi var. Bu köşede birçok kez peynir hakkında yazdım. Hele Divle obruk peynirini onlarca kez anlattım. Türkiye’nin en iyi kaşarının Karaman’a ait olduğunu iddia ettim. Hâlâ o kanıdayım. Peynir üzerine yine yazacağım. Trakya’dayım ve burada peynir bolluğu var. Kahvaltımın demirbaşları, kaşar, tulum ve Ezine. Koyun keçi karışık olanından.

Boğazlar meselesinde acele etmemek gerekir. Şeytanın karıştığı aceleciliğin ilk sırasında yeme içme vardır. Lezzet dediğimiz ve peşinde koştuğumuz dünya zevkinin hazzını doya doya çıkarmak lâzım. Boğazlar meselesine ilişkin yazıların da kısa olanını yetersiz görürüm. Keyifle okunmalı, ayrıntılar önemli.

Bunca lâftan sonra dönelim Karaman’a ve bal konusuna…

Karadağ akla önce Binbir Kilise’yi, sonra yılkı atlarını ve Anadolu yaban koyunlarını getirir. Oysa Karadağ gizem yurdudur. Gizemli dağdır. Bir gizemli konu var ki, bugüne kadar hiç gündeme gelmedi. Çok az kişinin bildiği ve sır gibi saklanan Karadağ’ın sahipsiz bal arılarını, ulaşımı çok zor olan bal depolarını duydunuz mu?

Karaman’ın Kılbasan köyü ve komşu yerleşimlerde bal arısına ‘Miliz’ denir. Miliz sözcüğünün geçmişini eşelemeye kalkınca karşıma neler çıktı neler. Peri kızı, oğul otu, bal arısı, Z kuşağının yaygın isimlerinden biri ve daha fazlası.

Miliz, milizlik, melisa bitkisi, bal, bal arısı ve ‘Melisa’ isminin ortak yanı var: Bu sözcükler aynı kökten. Yunan Mitolojisindeki bir perinin adı da Melissa.

Sözcüklerin köklerini aramayı, uzun bir yolculuğa çıkıp her an yeni bir yer görmeye ve bir sürprizle karşılaşmaya benzetirim. Benim için etimoloji (köken bilimi) maceralı bir keşif. Heyecanlı bir arayış ve adrenalini artırıcı bir çalışma. Dahası var: Etimoloji, sözcüklerin atasını bulmak için yapılan arkeolojik kazı. Harflerin dünyasından sihirli sözcükler toplama işi. Ata tohumunu bulmak gibi bir şey.

Yunanca ‘Meli’ bal, ‘Melissa’ bal arısı demek. Miliz, Hattiler’den ya da Hititler’den günümüze gelmiş sözcüklerden biri olabilir. Bugün birçok kişinin kız çocuklarına isim olarak koyduğu ‘Melisa’ Rumca kökenliymiş, “oğul otu” demekmiş. Adını dizi filmlerle duyuran Melisa Sözen, Melisa Döngel, Melisa Aslı Pamuk’un isimleri gibi…

Hoş kokulu bitkilerden kızlara verilen isimler arasında Nergis, Reyhan, Yasemin, Gül, Defne, Lale, Kardelen, Müge, Menekşe aklıma gelenler. Ama nane, fesleğen, kimyon, kişniş, kekik, lavanta, leylak gibi bitki türlerinin isim olarak verildiğini duymadım.

İğde kokulu güzeller gördüm ama ‘İğde’ adını taşıyan biriyle tanışmadım. Türkiye’de ‘İğde’ adlı 206 kişi varmış. Dünya küçük, yine de 8 milyar arasından 206 kişi ile karşılaşmak pek olası değil. İğde ismini Şanlıurfa, Hatay ve Gaziantepliler koymuşlar.

Melisa, nane ailesinden bir bitki. Yaprakları hoş bir koku ve lezzet içerir. Çay olarak kullanılır. Fitologlara göre Melisa sakinleştirici, antidepresan ve antioksidan özelliklere sahip.

Yunan Mitolojisine göre ‘Melissa’, Girit kralı Melisseus’un kızı olan bir su perisinin adı. Mitolojiye meraklı olanlar araştırabilir. Yunan Mitolojisi, uçsuz bucaksız bir kara delik. Yanına yaklaşanı içine çekip yutuyor. Konudan kopmayalım.

Karadağ’da ulaşılması hayli güç olan iki ayrı noktada in ve kovuklar var. Biri Kılbasan’da, diğeri Eminler köyünde. Bu in ve kovukların bulunduğu sarp kayalarla kamufle durumdaki noktalar bal arılarına yuva olmuş. Dolayısıyla buralar doğal ve organik bal yatağı. Kayalardan bal damladığı zamanlar oluyor.

Bu cümlemi bir şehir efsanesi olarak değerlendirmeyin. Ben görmüş değilim ama gerçek olduğunu biliyorum. Her duyduğuna itibar etmeyenlerden biriyim. Bu nedenle fotoğraf bile buldum. Kanıt diyen soranlara, bundan âlâ kanıt mı olur? Fotoğrafta sarp kayalardan inerek katman katman bala ulaşan gözü kara iki genç var. Yeğenlerim. Fotoğraf 2017’de çekilmiş. Tam 7 yıl önce.

Kılbasan’da bal deposu inlerin veya kaya kovuklarının yer aldığı mevkinin adı ‘Milizlik’. Eminler’dekinin adını bilmiyorum.

Çocukluğumdan hatırımda kaldı: Kılbasan’da arada bir kendine güvenen birileri Karadağ’a çıkıp, Milizlik mevkindeki sarp kayalardan in ve kovukların bulunduğu yere iplerle sarkarak petek bal almayı başarmış diye anlatılırdı.

Bal arılarının yıllardır Milizlik’te yaşadığı, burada oğul verdiği bilinir. Bazı yıllar, özellikle sıcaklığın yüksek seyrettiği dönemlerde, balların süzülerek in ve kovuklardan dışarıya aktığı anlatılır. Milizlik balının renginin altın sarısı veya beyaza yakın, aromasının çiçek ve geven kokulu, lezzetinin çok hoş olduğu da dilllerdedir.

Kur’an-ı Kerim’de Arı Suresi vardır. Bu surenin 68 ve 69. ayetleri, Diyanet Vakfı mealinde şöyledir:

“Rabbin bal arısına: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin. Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır.”

Ayette de belirtildiği gibi, bal arıları dağlarda, ağaçlarda ve insanların yaptığı kovanlarda kendilerine evler ediniyor. Yine ayete göre, balda insanlar için şifa var.

Karadağ’da, ulaşılması güç noktalardaki kovuk ve inlerde bal arılarının koloniler oluşturması yaratılışlarının gereği. Olağanüstü bir durum değil.

Karaman’ın her köşesinden bal akıyor. Aslında Türkiye’ye “Bal Yurdu” demek daha doğru. Tarım ve Orman Bakanlığının ‘Bal Haritası’nda yer alan ve 2023 yılını kapsayan verilere göre, geçen yıl ülkemizde 114 bin 886 ton bal üretilmiş. Bal üretimi her yıl önemli oranda artıyor. Duymayanlar için bir kez daha belirtmek isterim: Türkiye’nin bal haritası var. Özel bir harita ve güncel veriler paylaşılıyor.

Ballı yazının bir sonraki bölümünde;

-Karadağ balının özellikleri neler?

-Karadağ balı coğrafi işaret alabilecek mi?

-Karaman’da kaç bal ormanı var?

-Karaman’ın bal rekoltesini biliyor musunuz?

Bu soruların yanıtlarını ve daha fazlasını okuyacaksınız.

Not: KMÜ, Milizlik mevki başta olmak üzere Karadağ’daki yerel adlandırmaların envanterini çıkarıp, etimolojik çalışma yapabilir. Bu alanda akademik çalışma yapıldığını duymadım. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ise Karadağ balına coğrafi işaret alma aşamasında Milizlik ve Eminler’deki bölgesindeki bal depolarını kaynak olarak gösterebilir.

Ahmet Tek




Bu haber 386 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÜLTÜR-SANAT Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI